trarzh-TWenfrdeelitfarues
Çevre Testleri

Çevre problemleri o boyutlara gelmiştir ki, okula yeni başlayan çocuklar bile çevre korunmazsa, enerji kaynaklarının zarar göreceğinin ve yerkürenin insanlara sunduğu birçok imkanın tükenmekte olduğunun artık farkındadır. Bu konuda herkes bilinçli olmak ve üzerine düşeni yapmak zorundadır.

Dünya nüfusu inanılmaz bir hızla artmaktadır, sanayileşme daha hızlı gelişmektedir, sağlıksız kentleşme büyük bir tehdittir, nükleer denemeler başlı başına ciddi problemler içermektedir, tarım ilaçları, yapay gübreler ve deterjanlar gibi kimyasal maddeler hem insan sağlığını bozmakta hem çevreyi kirletmektedir. Kirlenen su, hava ve toprak, bütün canlılar için zararlı olacak boyutlara ulaşmıştır. Bu kirlilik birçok canlı organizmanın yaşam alanlarını daraltmakta, çoğalmasını engellemekte ve bazı canlı türlerinin ise yok olmasına neden olmaktadır. Kısaca dünyanın ekolojik dengesi bozulmaktadır. Çevre kirliliğinin yarattığı en büyük problem ekolojik dengenin bozulmasıdır.

Çevre problemlerinin giderek artması ve gelecekte daha tehlikeli boyutlara ulaşma ihtimali olması, duyarlı kişi ve kuruluşlar tarafından bir takım somut adımların atılmasına neden olmuştur. Bu kapsamda ilk toplantı 1972 yılında Stockholm’de Birleşmiş Milletler Çevre Teşkilatı tarafından yapılmıştır (Dünya Çevre Sorunları Konferansı). Bu toplantıda ağırlıklı olarak şu konular üzerinde durulmuştur:

  • Doğanın korunmasına önem verilmelidir.
  • Ekolojik dengenin daha fazla bozulmasının önüne geçilmelidir.
  • Doğal kaynaklardan azami ölçüde faydalanılmalı ve tasarruf önlemleri alınmalıdır.

Çevre konusu ilk defa olarak bu toplantıda ele alınmış olmaktadır. Daha sonra bu toplantıda alınan kararlar paralelinde Birleşmiş Milletler Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu tarafından Ortak Geleceğimiz başlığı ile bir rapor yayınlanmıştır. Bu raporda öne çıkan düşünce, sürdürülebilir ve dengeli kalkınmanın ne kadar gerekli olduğudur. Ülkemizde de 1978 yılında Türkiye Çevre Sorunları Vakfı ve arkasından Başbakanlığa bağlı Çevre Müsteşarlığı kurulmuştur.

Çevre kirliliğine neden olan faktörler şu şekilde özetlenebilir:

  • Kentleşme. Sanayileşme ile birlikte fabrikalarda ve büyük işletmelerde insan gücüne duyulan ihtiyaç insanların köylerden büyük şehirlere göç etmesine neden olmuştur.
  • İçme suyu kaynakları ve temiz ve sağlıklı suya ulaşma. 1980’lere kadar toplam su tüketiminin yüzde 40’ı yeraltı kaynaklarından karşılanıyordu. Ancak bu rakam 1990’lı yıllarda yüzde 20’lere düşmüştür. Bu düşüşte yeraltı sularının kirlenmesinin etkisi fazladır.
  • Atıksu yönetimi. Fabrikalardan, işletmelerden ve konutlardan kaynaklanan atıksular, sadece içme suyu kaynaklarını değil bütün su kaynaklarını etkilemektedir. Son zamanlarda yapılan bir araştırmaya göre ülkemizdeki su kaynaklarının yüzde 20’ye yakın bölümü, bakteriler ve kimyasal maddeler açısından içilebilir durumda değildir. Yüzde 6’sı ise fiziksel kalite standartlarının çok altındadır.
  • Katı atık yönetimi. Ülkemizde de giderek katı atıkların kaynağında ayrıştırılması ve geri kazanılması yönünde çalışmalar artmaktadır. Ancak bu çalışmalar yaygınlaştırılmadığı ve bu işi yapan işletmelerin kapasiteleri arttırılmadığı sürece doğaya bırakılan katı atıklar da çevre için ciddi bir tehdittir.
  • Hava kirliliği. Ülkemizde hava kirliliğinin birinci nedeni sanayileşmedir. Çeşitli tesislerden atmosfere kontrolsüz bırakılan baca dumanları ve zehirli gazlar sera etkisini arttırmakta ve dünyanın ısısının yükselmesine kadar bir dizi problem yaratmaktadır. Hava kirliliğinin ikinci ciddi nedeni de kentleşme olgusudur. Yetersiz veya hatalı kullanılan ısıtma sistemleri, yakma yöntemleri ve düşük yakıt kalitesi hava kirliliğini yükseltmektedir.
  • Toprak kayıpları ve çölleşme. Toplam toprak yüzeyinin yüzde 90’a yakın bir kısmı, tarımsal alanların ise hemen hemen yüzde 75’i farklı boyutlarda erozyonun etkisi altındadır. Sadece bu nedenle yılda 8 milyon ton gıda maddesi kaybolmakta, 500 milyon ton çökelti nehirlere ve denizlere taşınmaktadır.

Çevre Testlerinin Kapsamı

Çevre konusunda duyarlı kuruluşlardan biri de Uluslararası Standartlar Örgütü’dür (ISO). Bu kuruluş 1996 yılında ISO 14000 Çevre Yönetim Sistemi standartlarını yayınlamıştır. Çevre kirliliği konusunda duyarlı olan ve doğal kaynakların korunmasına önem veren kuruluşlar, işletmelerinde bu sistemi kurmakta ve yönetmektedir. ISO 14000 Çevre Yönetim Sistemi belgesi alan işletmeler, faaliyetlerinin çevresel etkilerini tespit etmiş, sonuçlarını değerlendirmiş ve çevre kirliliğini önleyici çalışmaları tamamlamış demektir. Bu işletmeler faaliyetleri sırasında doğal kaynak kullanımlarını azaltmakta, faaliyetleri sırasında havaya, toprağa ve suya, kısaca bütün çevreye zarar vermemeye çalışmakta, ya da olabilecek zararları en düşük seviyede tutmaya çalışmaktadır.

Ülkemizde çevrenin korunması konusu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın sorumluğundadır. Bu bakanlık tarafından arka arkaya birçok yasal düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemelerin birçoğu Avrup Birliği direktifleri esas alınarak hazırlanmıştır. Bunlardan birkaçı aşağıda sıralanmıştır:

  • Sera Gazı Emisyonlarının Takibi Hakkında Yönetmelik
  • Atık Yönetimi Yönetmeliği
  • Bitkisel Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği
  • Atıksu Toplama ve Uzaklaştırma Sistemleri Hakkında Yönetmelik
  • Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği
  • Yüzeysel Sular ve Yeraltı Sularının İzlenmesine Dair Yönetmelik
  • Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği
  • Tehlikeli Maddelerin Deniz Yoluyla Taşınması Hakkında Yönetmelik
  • Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği
  • Ozon Tabakasını İncelten Maddelere İlişkin Yönetmelik
  • Stratejik Çevresel Değerlendirme Yönetmeliği
  • Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi, İzni ve Kısıtlanması Hakkında Yönetmelik
  • Yağmursuyu Toplama, Depolama ve Deşarj Sistemleri Hakkında Yönetmelik

Ayrıca Türk Standartları Enstitüsü tarafından yayınlanan birçok çevre standardı bulunmaktadır. Avrupa Birliği ile uyum çalışmalarında önemli bir yer tutan ve çevre konusunda başvurulan standartlardan birkaçı şunlardır:

  • ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemleri - Şartlar ve kullanım kılavuzu
  • ISO 14004 Çevre Yönetim Sistemleri - Prensipler, sistemler ve destekleyici tekniklere dair genel kılavuz
  • ISO 14020 Çevre etiketleri ve beyanları - Genel prensipler
  • ISO 14031 Çevre Yönetimi - Çevre performans değerlendirilmesi - Kılavuz
  • ISO 14040 Çevre Yönetimi - Hayat boyu değerlendirme - İlkeler ve çerçeve
  • ISO 19011 Kalite ve Çevre Yönetim Sistemleri tetkik kılavuzu

Akredite olmuş test ve muayene kuruluşlarında, yürürlükte olan yasal düzenlemeler ve yerli ve yabancı standartlar dikkate alınarak hızlı, güvenilir ve kaliteli çevre testleri yapılmaktadır.

 

Belgelendirme

Uluslararası kabul görmüş standartlarda denetim, gözetim ve belgelendirme hizmetleri veren firma ayrıca periyordik muayene, test ve kontrol hizmeti vermektedir.

Bize Ulaşın

Adres :

Merkez Mh, Gençosman Cd, No 11
Güngören - İstanbul

Telefon :

+90 (212) 702 40 00

Whatapp:

+90 (532) 281 01 42

Arama