trarzh-TWenfrdeelitfarues
Su Analizleri

Su, esas olarak bütün canlı organizmaların yaşamında temel bir maddedir. Ancak aynı zamanda insanların doğa ile ilişkisinde de çok önemli bir belirleyicidir. Doğaya can veren varlık sudur. Nehirler, akarsular, göller, havzalar ve denizler olmazsa doğa da olamaz. Doğada dengenin sağlanmasında birinci faktör sudur. Günümüzde ne yazık ki birçok doğal kaynak gibi su kaynakları da tehdit altındadır ve çevre bilimcilerin üzerinde durdukları en önemli nokta su kaynaklarının korunmasıdır. Uzun süredir tartışmaların yaşandığı bu konunun doğru bir zemine oturması için, politik, sağlık, ekonomik, sosyal ve kültürel birçok yönden konunun ele alınması gerekmektedir.

Su kaynaklarının tükenmesi başta insanlar dahil olmak üzere bütün canlıların sağlığı ile ilgili bir problemdir. Her dönemde yapılan tartışmalarda sağlık ve su ilişkisi, suya verilen öneme ve insanların gereksinimlerine göre farklı ele alınmıştır. Ancak bu ilişkinin daha geniş bir bakış açısı ile değerlendirilmesi gerekmektedir. Yoksa bir yanı hep eksik kalacaktır.

Su, dokunduğu yere yaşam veren ve yeni yaşamlar yaratan doğanın temel bileşenlerinden biridir. Doğa ve insan için yaşamsal önemi olan su, insanlar ilk var olduğu andan itibaren önemli olmuştur. İnsanların suyun yararlı olması yönündeki uğraşları, tarih boyunca toplumsal, ekonomik ve kültürel yaşamın gelişmesi ile paralellik göstermiştir. İnsanların sudan faydalanma güdüleri, insan ve su ilişkisini toplumsallaştırmıştır. Ancak bugüne gelindiğinde insan ve su ilişkisinde bazen insanlar bazen de doğa zarar görmüştür. Bunda her zaman insanların daha fazla kazanmak hırsa etkili olmuştur.

İnsanlar hep doğaya hükmetmeye çalışmışlar ve bunun sonucunda da doğal çevre ile aralarındaki uyumu bozmuşlardır. Su nasıl insan için gerekli ise doğa için de gereklidir. Bu nedenle sadece su ile insan ilişkisini gözetmek, su ve doğa ilişkisini gözetmemek ciddi sonuçlar doğurmuştur. Daha doğrusu doğa için bir yıkım olmuştur.

Tarihte ilk yerleşim yerleri hep su kenarları olmuştur. Su paylaşımı yüzünden savaşlar yaşanmıştır. Su konulu yapılan uluslararası anlaşmaların sayısı bilinmiyor. Tarihte ilk kanun olarak bilinen Hammurabi Yasaları bile, su kanallarının kullanılmasına yönelik kurallara ihtiyaç duyulduğu için yazılmıştır.

Temiz su elde etme çalışmalarına MÖ 1500’lü yıllarda Antik Mısır döneminde rastlanır. O dönemde doğal kaynaklardan elde edilen suya şap ilave edilerek içme suyu olarak kullanılmıştır. Ondokuzuncu yüzyıla gelindiğinde içilebilir temiz su kaynaklarının artık kalmadığı farkedilmiştir. Sanayi devriminden sonra Avrupa’da suyun temiz ve içilebilir olmasının yolları aranmaya başlanmıştır. Amerikalılar 1900’lü yıllarda su arıtma sistemlerini kurmaya başlamışlardır.

Osmanlı zamanında da suyun temin edilmesi ve dağıtılması konusunda sürekli yeni yöntemler kullanılmıştır. Sebiller, kuyular, çeşmeler, şadırvanlar ve hamamlar yapılarak insanların su ihtiyaçları karşılanmıştır. Hatta deniz suyunu artırarak kullanılabilir su haline getirme çalışmaları 1800’lerin sonlarında Cidde’de yapılmış ve kullanılmıştır.

Günümüzde artık su ve insan ilişkisinde gelinen noktada, su basit bir madde değildir, değeri olan bir maddedir. Su bir meta olmuştur.

Su Analizlerinin Kapsamı

Su tarih boyunca her zaman temizlik getiren bir madde olurken, günümüzde maalesef suyun kendisinin artırılması gerekmektedir. Çünkü artık doğada temiz su bulmak imkansız hale gelmiştir. Doğaya bırakılan katı, sıvı veya gaz atıklar su kaynaklarını da kirletmektedir ve sularda inanılmaz boyutta kirlilik bulunmaktadır.

Temiz ve sağlıklı su, içinde hastalık yapan mikroorganizmalar ve toksik zehirli kimyasal maddeler barındırmayan ve gerekli mineralleri dengeli şekilde içeren sudur. Su bir içecek maddesidir ama gıda güvenliğinin sağlanmasında temel koşullarından biridir. Suların güvenliği sağlanmadan gıda güvenliğinden söz etmek imkansızdır. Aslında içme ve kullanma sularının farklı olabileceği düşünülse de temizlikte, bulaşıkta ve çamaşırda kullanılan kullanma sularının da insan sağlığı için tehlikeli olabileceği bir gerçektir.

Güvenli içme suyuna ulaşım imkanı arttığı zaman, temizlik koşulları sağlandığı zaman ve su kaynaklı hastalıklar önlendiği zaman, yeryüzünde yaklaşık her on hastalıktan birinin önlenmesi mümkündür. Güvenli ve temiz sular sağlanamadığı için her yıl çocuk hastalıkları yüzünden 1,5 milyon çocuk, sıtma yüzünden 0,5 milyon insan, kötü beslenme yüzünden 1 milyona yakın insan ölmektedir.

Yetkili laboratuvarlar tarafından yapılan su analizleri bu açıdan büyük önem taşımaktadır. Su güvenliğini sağlamak için yapılan test ve analizlerin başında mikrobiyolojik riskler gelmektedir. Sağlıklı olmak bakımından suların bakteriyolojik özellikleri önemlidir. Birçok mikroorganizma suda çözünmüş halde bulunan maddelerden beslenmektedir ve hızla çoğalmaktadır. Bunların bir kısmı hastalık yapıcıdır. Suyun kalitesinin tespit edilmesinde, Dünya Sağlık Örgütü tarafından da kabul edilen şu temel testler yapılmaktadır: su kaynağının analizi, işlenmiş suyun analizi, dağıtım sistemlerindeki suyun analizi ve depolanmış suyun analizi.

Avrupa Birliği ülkelerinde su kalitesine yönelik olarak yayınlanan yasal düzenlemeler şunlardır:

  • 98/83/EC sayılı İnsani Kullanım Amaçlı Suların Kalitesine Dair Direktif
  • 2003/40/EC sayılı Doğal Mineralli Sular İçin Konsantrasyon Limitleri ve Etiketleme Bilgileri Hakkında Liste Oluşturulması ve Doğal Mineralli Suların ve Kaynak Sularının Ozonla Zenginleştirilmiş Hava ile İşleme Tabi Tutulmasının Şartlarını Belirleyen Direktif
  • 115/2010 sayılı Doğal Mineralli Sulardan ve Kaynak Sularından Florürün Uzaklaştırılması İçin Aktif Alüminyum Kullanımının Şartları Hakkında Tüzük

Ülkemizde de uyum süreci çalışmaları kapsamında bu yasal düzenlemeler esas alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik yayınlanmıştır. En son 2016 yılında değişiklik yapılan bu yönetmelik, insani tüketim amaçlı suların teknik ve hijyenik koşullara uygunluğu, suların kalite standartlarını sağlaması, kaynak suları ve içme sularının üretilmesi, paketlenmesi, etiketlenmesi, satışı ve denetlenmesine yönelik esasları düzenlemektedir.

Yetkili test ve muayene laboratuvarlarında yürürlükte olan yasal düzenlemeler ve yerli ve yabancı standartlar dikkate alınarak güvenilir, hızlı ve kaliteli ölçüm, test ve analiz çalışmaları yapılmaktadır.

 

Belgelendirme

Uluslararası kabul görmüş standartlarda denetim, gözetim ve belgelendirme hizmetleri veren firma ayrıca periyordik muayene, test ve kontrol hizmeti vermektedir.

Bize Ulaşın

Adres :

Merkez Mh, Gençosman Cd, No 11
Güngören - İstanbul

Telefon :

+90 (212) 702 40 00

Whatapp:

+90 (532) 281 01 42

Arama